Blog

Son Paylaşımlar

meme-küçültme-operasyonu-binterplast.jpg
13/Eyl/2018

Meme Küçültme

Meme küçültme operasyonu, makromasti (aşırı büyük meme) şikayeti olan kadınlara uygulanan ve memenin derisi, yağ dokusu ve meme bezlerinden bir kısmının çıkartılarak tüm memenin küçültüldüğü bir cerrahi müdahaledir. Makromasti kadınlar için öyle büyük bir problemdir ki, meme küçültme işlemi bu kişiler için artık bir estetik operasyon değil bir gerekliliktir.

izmir meme küçültme klinik, izmirde meme küçültme, gögüs küçültmek fiyatları 2018, gögüs küçültmek fiyatları 2017, gögüs küçültmek fiyatları 2018 izmir, izmir gögüs estetigi ücreti, gögüs estetigi ücreti kadınlar kulübü, izmir gögüs küçültme ücreti, gögüs estetigi yapan devlet hastaneleri, meme küçültme, meme küçültme ameliyatı, binterplast

Meme Küçültme Kimlere uygulanır?

Meme büyüklüğü nedeniyle fiziksel aktivitesi kısıtlanan

Meme altlarında kaşıntı, irritasyon, kötü koku gibi deri problemleri gelişen

Meme büyüklüğünün sırt, omuz, boyun ağrılarına yol açtığı

Sütyenl askılarının omuzlarında derin çizgiler ve ağrı oluşturduğu

fiziksel olarak başka ciddi bir hastalığı olmayan tüm kadınlar meme küçültme operasyonu için uygun adaylardır. Meme küçültme operasyonu her yaş grubunda yapılabilmekle beraber, meme gelişiminin tamamlandığı 17-20 yaş döneminden sonra yapılması daha sağlıklı olacaktır. Bir de aktif emzirme dönemlerinde ve emzirme sonrasındaki küçülme dönemi bitene kadar bu operasyon uygulanmaz. Kişinin ameliyat hakkında gerçekçi beklentilere sahip olması ve sigara içmemesi ameliyat başarısını ve hasta memnuniyetini arttıracaktır.

Konsültasyon ve ameliyata hazırlık

Doktorunuzla konuşurken mümkün olduğunca açık ve samimi bir şekilde bu ameliyatı neden arzu ettiğinizi ve beklentilerinizi anlatmalısınız. Doktorunuzun ameliyatı planlamasında sizin istekleriniz de önemli rol oynayacaktır. Önceden geçirdiğiniz önemli hastalıklar ve cerrahi müdahaleler, çocuk düşünüp düşünmediğiniz, mevcut alerjik durumlar, kullandığınız ilaçlar ve sigara-alkol kullanım miktarınız doktorunuz tarafından size sorulacaktır. Daha sonra meme ölçümleriniz ve fotoğraflama yapılır. Tercihe göre ultrason (USG) veya mammografi çektirilerek memenin iç yapısı değerlendirilir. Ailede meme kanseri hikayesi olup olmadığı da planlamada oldukça önemlidir.

Operasyondan önce kan tetkikleri yaptırılarak genel sağlık durumu ortaya konur. Sigara kullanıyorsanız en az bir hafta öncesinden bırakmanız istenecektir. Ayrıca kullandığınız kanamayı arttırabilecek ilaçların da (aspirin, bazı ağrı kesiciler, bitkisel ilaçlar vb..) ameliyattan önce kullanımı bırakılmalıdır. Ameliyat öncesi yapmanız gerekenler size doktorunuz tarafından detaylı olarak anlatılacaktır.

Ameliyat basamakları

Ameliyata girmeden önce medikal kayıt için meme fotoğraflaması yapılır. Daha sonra meme üzerinde yapılan ölçüm ve çizimlerle cerrahi planlama gerçekleştirilir. Operasyon genel anestezi altında gerçekleştirilir. Yani tamamen uyutulacak ve hiçbir şey duymayacaksınız. Çizimler doğrultusunda meme başı etrafında ve buradan meme altı çizgisine doğru uzanan kesiler yapılır. Gereken miktarda deri, meme dokusu ve yağ dokusu çıkartılarak hacim küçültülür. Kesilen dokular yeni bir form ve şekil verilerek yeniden dikilir. Mevcut dikiş izleri, eğer bir yara iyileşme bozukluğu yoksa, ameliyatı izleyen aylar boyunca giderek azalacak ve birkaç yıl sonunda belli belirsiz bir hal alacaktır. Ancak şunu da unutmamanız gerekir; sıfır iz diye bir şey yoktur. Çok az da olsa bir yara izi mutlaka kalacaktır.

Ameliyat sonrası iyileşme dönemi

Meme küçültme ameliyatı uygulanan tekniğe bağlı olarak 3-4 saat kadar sürer. Bir veya iki gece hastanede kalırsınız. Ameliyatta meme içine yerleştirilen kan boşaltıcı drenler 24-48 saat sonra çıkartılır. Elastik bir sütyen giydirilerek aşırı şişlik oluşması engellenirken, meme hareketlerinin ağrıya yol açması engellenmiş olur. Ortalama bir ay kadar kullanımı tavsiye edilen elastik sütyenler iyileşme döneminde memenin yeni şeklini korumasına da yardımcı olur. Derideki olası morluklar 7-10 gün içinde geçecektir. Dikişler 3 hafta sonra alınır. Ameliyattan sonraki ilk 15 gün kol hareketlerinde ve tüm fiziksel hareketlerde kısıtlamaya gidilir. 15 gün sonra hafif yürüyüş egzersizlerine başlanabilir. Ancak ağır spor aktiviteleri için 2 ay beklemek yerinde olacaktır. Hasta çok hareket gerektirmeyen masa başı bir işte çalışıyorsa ve ağrı hissetmiyorsa 7-10 gün sonra işine dönebilir.

Meme küçültmenin risk ve komplikasyonları

  • Erken komplikasyonlar:
  • Dikiş açılması
  • Enfeksiyon
  • Meme içinde kan veya sıvı birikimi
  • Ağrı
  • Meme üzerine uygulanan bandajlara ve ilaçlara karşı allerji gelişimi
  • Anestezi riskleri
  • Geç komplikasyonlar:
  • Memeler arasında asimetri
  • Meme yüzeyinde ve şeklinde düzensizlikler
  • İstenmeyen yara izi
  • Meme başlarında kısmi veya tam his kaybı
  • Memenin süt verme yeteneğinin kaybı
  • Derin ven trombozu, pulmoner veya kardiyak komplikasyonlar
  • Meme başlarının tam veya kısmi kaybı
  • Meme içi yağ dokusunda nekroz ve buna bağlı akıntı
  • Meme üzerine uygulanan bandajlara ve dikiş materyallerine karşı allerjik reaksiyon gelişmesi

Unutulmaması gereken bir diğer nokta; hamilelik ve süt verme süreçlerindeki hacim değişimleri ve aşırı kilo alıp verme daha önce geçirilmiş meme küçültme ameliyatının sonuçlarını olumsuz yönde etkileyebilir.

 


binterplast-meme-küçültme-1200x675.jpg
13/Eyl/2018

MEME KÜÇÜLTME (REDUCTION MAMMOPLASTY)

Meme küçültme ameliyatı tüm dünyada yaygın olarak uygulanan meme estetiği ameliyatlarından biridir. Meme estetiği diyorum ama bazı iri meme olguları için bu aslında bir estetik operasyon değil. Tıpkı bir safra kesesi, bademcik veya fıtık ameliyatı gibi olmazsa olmaz bir ameliyat. Yani memenin şeklini değiştirmekten ziyade tamamen büyüyen memenin yol açtığı sağlık problemlerini ortadan kaldırmak amacıyla uygulanmaktadır. Yani başvuran hastalarımın çoğu “doktor bey beni bu yükten kurtar hayatımın hiçbir konforu kalmadı” şeklinde şikayette bulunuyorlar. Bu durumda meme küçültme ameliyatı estetik cerrahi tanımından biraz uzaklaşmış oluyor.

gögüs küçültmek fiyatları 2018, gögüs küçültmek fiyatları 2017, gögüs küçültmek fiyatları 2018 izmir, izmir gögüs estetigi ücreti, gögüs estetigi ücreti kadınlar kulübü, izmir gögüs küçültme ücreti, gögüs estetigi yapan devlet hastaneleri, meme küçültme, meme küçültme ameliyatı, binterplast
MEME KÜÇÜLTME (REDUCTION MAMMOPLASTY)

Meme Küçültme ameliyatı olmalı mıyım?

Bu tamamen şahsi bir karar. Fakat gerçekten şikayeti olmayan hiç kimse böyle bir ameliyatı olmak istemez. Eğer meme yapınız vücudunuza oranla çok büyükse, meme altında aşırı terlemeye ve sürtünmeye bağlı deri tahrişi, mantar vs.. mevcutsa, memelerin ağırlığı nedeniyle sütyen askıları omuzunuzda iz oluşturmuşsa ve artık boyun ve sırt ağrılarınız dayanılmaz bir hale gelmişse, evet bu ameliyatı olmalısınız. Çünkü bu şikayetlerin kaynağı aşırı ağır memelerdir ve onları normal boyutlara indirmeden geçmeyeceklerdir. Bir de şunu belirtmek isterim ki diyet yaparak, kilo vererek bu şikayetten kurtulamazsınız. Tek çare küçültme cerrahisidir.

Anestezi almaktan çok korkuyorum

Genel anestezi komplikasyonları, kalp damar sistemi ve solunum sistemi sağlıklı olan hastalarda çok nadir görülmektedir. Gelişen teknolojik aletler ve yeni anestezi ilaçları anestezi güvenliğini oldukça arttırmaktadır. Kalp damar problemleri (aritmi, hipertansiyon, kalp yetmezlikleri vb…), solunum sistemi hastalıkları (KOAH, astım, pnömoni vb…), sistemik kronik hastalıklar (diyabet, hipertiroidi..) gibi bazı önemli hastalıklara sahip olmanız anestezide problem yaşama riskinizi arttırsa da, günümüz tıbbı önceden müdahale ederek bu problemlerin üstesinden gelmekte ve hayati riskin ortaya çıkmasını önleyebilmektedir. Anestezi riski, mutlaka olmanız gereken bir ameliyattan vazgeçmenizi gerektirecek kadar büyük bir risk değildir.

Ameliyatım ne kadar sürer ve hastanede ne kadar yatarım?

Meme küçültme ameliyatlarının süresi uygulanan tekniğe göre değişebilmekle birlikte ortalama 3-4 saat sürer. Genel anestezi altında yapılan ameliyattan uyandığınızda göğsünüzde her iki meme yan tarafından dışarı çıkan kan boşaltıcı drenler ve pansumanlar olacaktır. Drenler ertesi günü veya ikinci gün çekilerek hasta taburcu edilir. Hasta yattığı müddetçe damar yolundan antibiyotik ve ağrı kesici ilaç tedavisi uygulanır. Anesteziye bağlı bulantı olursa buna karşı da ilaç tedavisi uygulanır. Çıkarken size verilecek elastik bir sütyeni bir ay kadar giymeniz istenecektir.

İşime ve normal hayatıma ne zaman dönebilirim?

Tamamen problemsiz bir iyileşme sürecinde ameliyattan bir hafta sonra işinize dönebilirsiniz (çok hareket gerektirmeyen masa başı bir iş ise). 10-15 gün kadar kol gücü gerektiren ev işlerinden uzak durmanız yararınıza olacaktır. İkinci haftanın sonunda hafif yürüyüşlere başlayabilirsiniz. Tam güç gerektiren ağır egzersizler için 1,5-2 ay beklemeniz gerekecektir. Eğer cilt üzerinde alınması gereken dikişler varsa bunlar da 3 hafta sonra doktorunuz tarafından alınır.

Ameliyattan sonra ne gibi tersliklerle karşılaşabilirim?

Bunları erken dönem ve geç dönem komplikasyonları olarak ikiye ayırabiliriz.

Erken dönemde; anesteziye bağlı komplikasyonlar, inatçı ağrı, meme içinde kan birikimi (hematoma), enfeksiyon, dikiş açılması, meme başında kısmi veya tam nekroz (doku ölümü), deriye yapıştırılan flasterlere karşı gelişen dermatitler

Geç dönemde; memeler arasında asimetri, meme konturlarında düzensizlik, kötü görünümlü ve kaşıntılı yara izi gelişimi, meme başında uzun süreli veya kalıcı his kaybı, memenin süt verme yeteneğinin kaybı, meme içi yağ dokusunda nekroz (erime) gelişmesi ve buna bağlı akıntı oluşumu, derin ven trombozu, pulmoner veya kardiyak komplikasyonlar, asimetri veya düzensizliklere bağlı ikinci bir düzeltme ameliyatının gerekli olabilmesi….

Sonuç olarak

Bu konudaki uzun süreli tecrübelerime dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: bu ameliyatı olan hastalar %80-90 gibi bir oranla sonuçtan  çok memnun kalmaktadırlar. Keşke hiç olmasaydım diyen (istenmeyen komplikasyonlar yaşamış) hastaların oranı ise %3-5 kadardır. Doğru doktor seçimi, doktorunuza güven duymanız ve doktorunuzun tavsiyelerine titizlikle uymanız (sigara içmemek gibi) kötü sonuçlarla karşılaşma riskinizi oldukça azaltacaktır.

 


binterplast-25.jpg
13/Eyl/2018

MEME BÜYÜTME ESTETİĞİ

Meme bir kadının en belirleyici vücut bölümlerinden biridir. Hem cinsel kimlik, hem de fonksiyonel işlevi açısından kadın hayatında çok önemli bir yeri vardır. Bir bebek için beslenme kaynağı olan meme, kadın için cinselliğini belirleyen bir faktördür. Bazen bir heykelde bereketin sembolü (çok memeli Kybele heykeli), bazen bir ressamın (Delacroix) elinde özgürlüğün (halka yol gösteren özgürlük isimli tablo) sembolü olur. Üzerine hayat içinde bu kadar çok anlam yüklenen memeler kadının en vazgeçilmez estetik unsurlarından biridir. Hal böyle olunca meme dokusunun olmaması, gereğinden çok küçük olması, veya herhangi bir nedenle hasar görmesi gibi durumlar kadında psikolojik olarak ciddi bir travma meydana getirir. Çözüm olarak cerrahi bir müdahale ile onu ideal ölçülerine getirmek veya yeniden inşa etmek gerekecektir. Özgüvenini kazanan kadın toplum içinde daha aktif olacak ve etrafına mutluluk dağıtacaktır.

gögüs büyütme fiyatları 2017, gögüs estetigi ücretleri 2017, silikon gögüs fiyatları 2018, izmir gögüs estetigi ücreti, gögüs estetigi yaptiranlar, izmir meme büyütme, izmir gögüs büyütme, gögüs estetiği, binterplast
MEME BÜYÜTME ESTETİĞİ

 

Ben meme büyütme ameliyatı için uygun bir aday mıyım?

Bu tamamen mevcut durumunuzu ne kadar kabullenebildiğiniz ile ilgilidir. Ancak tüm kadınlar meme hacminin azalması ve sarkmasından aşırı derecede rahatsız olurlar. Bu tablo aşağıdaki hallerde ortaya çıkabilir:

1) Doğuştan meme dokusunun olmaması.

2) Meme dokusunun ergenlik döneminde normalden daha az gelişmesi (ideal ölçülere ulaşmaması)

3) Her iki meme arasında asimetri olması

4) Doğum sonrası dönemde veya aşırı kilo vermeye bağlı olarak memelerde hacim kaybı ve sarkma olması

5) Aşırı spor yapan kadınlarda östrojenlerin baskılanmasına bağlı olarak meme hacminin belirgin şekilde azalması

6) Protezin kullanıldığı ekstra bir durum da cinsiyet değişimi olgularıdır. Kadın cinsiyete geçişte ilk önce silikon genişleticiler kullanılarak protez için yeterli büyüklükte bir cep oluşturulur. Daha sonra bunlar çıkartılarak kalıcı silikon protezler yerleştirilir.

Bu durumların herhangi birinden muzdarip iseniz meme büyütme ameliyatı için adaysınız demektir. Ancak meme gelişiminin büyük oranda tamamlandığı 17-18 yaşları sonrasında ameliyat olabilirsiniz. Aşırı sarkmış memelerde tek başına protez yerleştirmek yeterli olmaz, aynı seansta meme dikleştirme ameliyatı da olmanız gerekir.

Hangi tip protez kullanmalıyım?

Meme implantları silikon yapısında olmakla birlikte, artık eskiden olduğu gibi sıvı silikon kullanılmamaktadır. Sıvı silikon kullanımı vücuda son derece zararlı olduğundan yaklaşık 22 yıl önce yasaklanmıştır. Günümüzde kullanılan meme protezlerinin dışı katı silikon olup içi koheziv jel veya serum fizyolojik ile doludur. Anatomik yapıda (damla şeklinde) veya yuvarlak, üzeri pürtüklü veya düz, yüksek veya düşük profilli olarak çeşitli formlarda üretilen bu protezlerden hangisinin kullanılacağına doktorunuzun muayenesi ve sizin istekleriniz doğrultusunda ortak karar verilecektir. Mesela meme bezleriniz düşük hacimli ve ince derili bir meme yapısına sahipseniz serum fizyolojik dolu protezler deri altından ele gelebilir. Böyle durumlarda koheziv jel dolu implantlar tercih edilmelidir. Ayrıca serum fizyolojik dolu protezlerin travmalar sonucu yırtılma, içindeki sıvıyı dışarı sızdırma ve hareketler sırasında su çalkantı sesi duyulması gibi riskleri de vardır. Son yıllarda kullanıma giren Gummy Bear protezler ise daha sert yapıda bir silikon yapısına sahiptir (Koheziv silikon jel III). Katlanma, patlama gibi riskler taşımaz. Yırtılsa bile şeklini değiştirmez. Bunlar diğerlerine oranla daha pahalı protezlerdir.

Protezler hangi teknikle yerleştirilecek?

Bunun kararını doktorunuzla birlikte vermelisiniz. Özel isteğiniz meme üzerinde hiçbir yara izi olmaması yönündeyse protezler ya koltuk altından veya göbek deliğinden yerleştirilebilir. Her iki yönteminde kendine göre avantaj ve dezavamntajları vardır. Meme üzerinden girişler ise iki yoldan yapılır; meme başı çizgisinden veya meme altı çizgisi üzerinden. Günümüzde en çok kullanılan yöntem protezlerin meme altı çizgisinden yerleştirilmesidir. Bu yöntem meme içinde çok iyi bir görüş alanı sağlar. Kanama kontrolü daha iyi yapılabilir. Ayrıca meme kasına müdahale gerektiren iki planlı (dual plane) teknikle yerleştirmeye izin verir. Ben de hastalarımın %95’inde meme altı çizgisi yöntemini kullanmaktayım.

Ameliyattan sonraki süreç nasıl olacak?

Meme büyütme operasyonu genel anestezi altında uygulanır ve ortalama 1-1,5 saat sürer. Hastanede bir gece yatıp ertesi günü taburcu olursunuz. Ameliyat bitiminde her iki meme içine yerleştirilen kan boşaltıcı drenler taburcu olmadan önce çekilir. Hastaneden çıkarken size giydirilen destekleyici elastik sütyenleri bir ay kadar giymeniz gerekecektir. İlk bir hafta kollarınızı kullanmanızı gerektirecek faaliyetler kısıtlanır. Ağrılarınız iyice azaldıktan sonra (ortalama 1. haftanın sonunda) işinize dönebilirsiniz (Tabii ki masa başı hafif bir iş ise). 7-10 gün sonra hafif yürüyüş tarzı sporlara başlanabilir. Protezlerin düzgün yerleşmesini sağlamak ve ödemlerin daha hızlı çözülmesini sağlamak amacıyla doktorunuz kendi kendinize uygulayacağınız özel masaj hareketlerini size tarif edecektir. Ortalama 3-4 hafta sonra hafif sporlar, 1,5-2 ay sonra tamamen serbest bir şekilde ağır egzersizler yapabilirsiniz.

Bu ameliyatın ne gibi riskleri vardır?

İlk olarak tüm diğer ameliyatlarda görülebilecek riskler (kanama, enfeksiyon, dikiş açılması, anestezi riskleri) bu operasyon için de geçerlidir. Genel sağlık durumu çok iyi, tahlilleri normal olan bir bayanda bu tip problemler çok nadir görülür.

Bunun dışında kötü yara izi oluşumu (keloid, hipertrofik skar gibi durumlar kişinin vücudunun yara iyileşmesine verdiği cevapla ilgilidir ve nadir görülür), protezin meme içinde yer değiştirmesi (genellikle aşırı büyük cep açılmasına bağlıdır) görülebilen komplikasyonlardandır.

Meme başında hissizlik te operasyondan sonra görülebilen komplikasyonlardandır. Ancak kalıcı olmayıp zaman içinde kendiliğinden düzelir.

Meme protez ameliyatının en can sıkıcı komplikasyonu silikon protez etrafında kapsül oluşumudur. Bu durum aslında normal olup tüm protezlerin etrafında ince, yumuşak, ele gelmeyen bir kapsül oluşmaktadır. Bu vücudun yabancı bir cisme karşı verdiği doğal bir savunma mekanizmasıdır. Ancak bazen bu mekanizma aşırı çalışarak çok kalın bir kapsül oluşumuna neden olabilir. Böyle bir kapsül ağrılıdır, memeyi taş gibi sert bir kıvama getirir ve protezin göğüs duvarı üzerinde yer değiştirmesine yol açabilir. Tek çaresi ise ikinci bir ameliyatla kapsül dokusunu tamamen çıkartmak ve yeni bir protez yerleştirmektir. Protez yüzeyinin pürtüklü olması, kas altına yerleştirilmesi ve operasyondan sonra uygulanan masajlar kapsül oluşum riskini azaltan faktörlerdir.

Bunları da bilmelisiniz

 Protezler kanser oluşumuna yol açmazlar ve kanser görülme riskini arttırmazlar. Protez takılan bir kadında kanser görülebilir ancak bu durum protezden bağımsızdır. Onlarca yıldan beri kullanılmakta olan silikon protezlerin kansere yol açtığına dair bilimsel bir veri saptanmamıştır.

Protezler uzun yıllar vücudunuzda sağlıklı bir şekilde kalabilmesine rağmen, meme ameliyatlarının hiç biri ömrünüzün sonuna kadar aynı şekilde kalmayacaktır. Yer çekimi etkisi, zayıflama, kilo alma, emzirme gibi durumlar meme yapısında sarkmalara veya protezin cilt altından görülebilir hale gelmesine yol açabilir. Bunların tedavisi için protez değişimi, meme dikleştirme gibi ikinci operasyonlar olmanız gerekebilir.

 


binterplast-karın-germe-1.jpg
13/Eyl/2018

KARIN GERME (ABDOMİNOPLASTİ)

Karın germe ameliyatı; aşırı kilo alıp verme, hamilelik, kalıtım özellikleri, yaşlanma veya geçirilmiş ameliyatlara bağlı olarak karın duvarının ve/veya cildinin gevşeyerek sarkması sonucu oluşan karın bölgesi deformitesinin tedavisi amacıyla uygulanan bir operasyondur. Karın germe ameliyatı kilo verme veya egzersiz programlarının bir tamamlayıcısı olmayıp tamamen ayrı bir antitedir. Amacı karın bölgesinin konturunu vücuda en uygun bir forma sokmak ve karın duvarını sıkılaştırmaktır. Bu nedenle kilo verme programına girecekler veya hamilelik planlayanların abdominoplasti operasyonunu daha sonraya ertelemesi uygun olacaktır. Ayrıca çok sorulan bir soruya cevap olarak; abdominoplasti karın derisindeki çatlakları tedavi etmez. Ancak kesilip atılan karın derisiyle birlikte bunların büyük çoğunluğu kaybolur ve kalanlar da göbek deliği altında kalacağından çamaşır altında gizlenmiş olur.

karın germe izmir, karın germe doktor, abdominoplasti, binterplast, karın germe ameliyatı, ameliyatsız karın germe, karın germe ameliyatı olanların yorumları, karın germe fiyatları kadınlar kulübü, mini karın germe ameliyatı fiyatları, izmirde karın germe ameliyatı olanlar, karın germe fotoğrafları, karın germe ameliyatı fiyatları izmir, karın germe
KARIN GERME (ABDOMİNOPLASTİ)

Karın germe(Abdominoplasti) operasyonunun fiyatı

Operasyon maliyeti şunları kapsamaktadır: Anestezi ücreti, hastane yatış ve hizmetleri, hastanede uygulanan ilaç ve tedaviler, ameliyat öncesi yapılan medikal tetkikler (Film, tomografi, MR, hemogram, EKG vb…), ameliyat sonrası kullanılacak özel giysiler (korse, sütyen, elastik bandajlar vb…), doktorun alacağı ücret. Sonuç olarak; kullanılan malzemenin kalitesine, hastanenin sunduğu hizmetin kalitesine, uygulanacak cerrahi tekniğe, doktorun taktir ettiği ücrete göre ödenecek toplam miktar büyük değişkenlik gösterecektir. Ortalama bir aralık vermek gerekirse (uygulanan cerrahi tekniğin büyüklüğüne göre değişecektir) karın germe ameliyatı 6-20 bin TL arasında değişen fiyatlara yapılabilmektedir. Not: Ülkemizde değişen döviz fiyatları ve enflasyon oranları bu maliyetleri sıklıkla etkileyebilmektedir.

Ameliyata hazırlık

Ameliyattan önce sigara bırakılmalı, aspirin, antiinflamatuar ilaçlar ve bazı bitkisel ilaçlar gibi kan sulandırıcı, kanamayı arttırabilecek ilaçların kullanımı sonlandırılmalıdır. Genel sağlık taramaları ve kan testleri yapılarak anestezi doktorunun konsültasyonu sonrasında ameliyata hazır hale gelmiş olacaksınız. Diyabet, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği gibi kronik hastalıklar varsa bunların tedavisi düzenlenip anestezi onayı alındıktan sonra operasyona alınabilirsiniz. Kadınlarda ay hali durumunun kanamayı arttırma riski nedeniyle pek çok doktor operasyonu dönem sonuna ertelemektedir. Bu nedenle ameliyat tarihinizi adet kanamasının bitiminden sonraki bir tarihe ertelemeniz iyi olacaktır.

Ameliyat sonrası iyileşme dönemi

Yapılan operasyonun türüne göre hastanede bir veya iki gece kalır ve taburcu olursunuz. Ameliyat sırasında kanı boşaltmak amacıyla yerleştirilen 2 adet dren 1 veya 2 gün sonra çıkartılır. Ameliyat bitiminde ameliyathanede veya odanızdaki yatağınızda özel bir bası korsesi giydirilir. Yaklaşık bir ay kadar giyeceğiniz bu korse ameliyata bağlı ödemi ve hareketlere bağlı ağrıyı azaltacağı için sizi rahatlatacaktır. Yara iyileşmesi döneminde enfeksiyonlara karşı 1 hafta kadar antibiyotik tedavisi uygulanır. Ameliyatın hemen ertesi günü hafif öne eğik bir şekilde yürümenize izin verilir. Hareketleriniz 7 – 10 gün kadar aşırı kısıtlı olmalıdır. 15 günden sonra dışarıda hafif yürüyüş tarzı egzersizlere başlayabilirsiniz. Birinci ay sonunda korsesiz yürüyüş ve hafif egzersizler yapılır. Ağır spor ve egzersizlere ikinci veya üçüncü aylarda başlanabilir. En çok sorulan soru “ne zaman işime dönebilirim” sorusudur. Bu tamamen yapılan ameliyatın türüne ve işinizin zorluk derecesine bağlıdır. Hafif masa başı bir iş yapıyorsanız mini abdominoplasti sonrası 5-7.günlerde, tam abdominoplasti sonrası 7-10. günlerde işinize dönebilirsiniz. Bunda ağrıya kişisel dayanma gücünüz ve yara iyileşmenizin kalitesi önemli rol oynayacaktır.

Karın germe (abdominoplasti) operasyonunun riskleri

Tüm ameliyatlarda olduğu gibi karın germe operasyonlarının da riskleri ve komplikasyonları vardır. Bunlar:

Anestezi riskleri, kanama, enfeksiyon, dikiş açılması, kan birikimi (hematoma), sıvı birikimi (seroma), deride renk değişimi ve ya hissizlik, yağ nekrozu, istenmeyen kötü yara izi oluşumu, kalıcı ağrılar, asimetri, iyi olamayan estetik sonuca bağlı revizyon cerrahisi gerekliliği, derin ven trombozu (toplardamarlarda pıhtılaşma ve tıkanma oluşması), kalp ve akciğer problemleri….

 

karın germe, karın germe ameliyatı, abdominoplasti, karın germe ameliyatı fiyatı, karın germe fiyatları,karın germe ameliyatı fiyatları izmir


binterplast-lipomatik-2.jpg
13/Eyl/2018

Lipomatik (Güldüren, Gıdıklayan) Liposuction Nedir?

 

Liposuction (cihazla yağ alma) işlemi tüm dünyada en sık uygulanan vücut estetiği operasyonlarından biridir. Sonuçları oldukça etkileyici olduğundan kadınlarda olduğu kadar erkekler tarafından da giderek daha fazla tercih edilen bir operasyon haline gelmeye başlamıştır. Düzenli diyet ve spora rağmen vücudun belli bölgelerindeki (basenler, bel, karın gibi..) yağ kitlelerini eritemiyorsanız çözüm liposuction olabilir. Çok çeşitli uygulama teknikleri mevcuttur: klasik lipo, lazer lipo, ultrasonik lipo bunlardan bazılarıdır. Bu alanda geliştirilen en yeni teknolojilerden biri “lipomatik” tir.

lipomatik fiyatları, lipomatik yorumlar, lipomatik, lipomatik izmir, lipomatik faydaları, lipomatik izmir klinik, lipomatik nedir, lipomatik yaptırma izmir, binterplast, binterplast lipomatik
Lipomatik (Güldüren, Gıdıklayan) Liposuction Nedir?

Lipomatik nedir?

Lipomatik, liposuction işleminde hasta ve doktor konforunu arttırmak için geliştirilmiş FDA onaylı modern bir cihazdır. Vücut içindeki kanülün 3 boyutlu titreşim hareketiyle oluşan infrasonik (20 Hz’den az) dalgalar ameliyat sırasında ve sonrasında doğal bir anestezi oluşturur. Titreşim hareketiyle çevre dokulara (damar ve sinirlere) zarar vermeden yağların parçalanması ve kolaylıkla çekilmesi sağlanır. Böylece ameliyat sonrası morluk ve ağrı görülme oranı son derece azalır. İnfrasonik liposuction işleminin klasik ve ultrasonik liposuction işlemlerinden üstünlükleri şöyle özetlenebilir:

  • Daha hızlı ve problemsiz iyileşme, günlük aktivitelere daha çabuk dönme
  • Morluk, ödem ve ağrı şikayetlerinde azalma
  • Yağ içindeki kök hücrelerin zarar görmemesi, alınan yağın tekrar dolgu amaçlı kullanımındaki başarıyı arttırır. (Dudak, meme, yüz dolgusu gibi…)
  • Ameliyat süresinde kısalma
  • İnfrasonik nutasyonel titreşim hareketi deri altı dokularda kollajen sentezini uyararak cildin sıkılaşmasını sağlar. Bu etki liposuction sonrası iyileşme için çok büyük bir kazanımdır. Lazer ve ultrasonik liposuction işlemlerinden sonra görülen cilt sarkmaları lipomatikte görülmez.
  • Sellülit ve aşırı terleme (koltukaltı) tedavileri yapılabilir
  • Titreşimli kanül ucu yağ dokusu dışında bir dokuya dokunduğunda otomatik olarak durur. Böylece çevre dokulara zarar verme ve iç yaralanma riski ortadan kalkar
  • Alt bacak ve ayak bileği gibi klasik yöntemlerle verim alınamayan bölgelerde bile başarılı sonuçlar verir. Ayak bileği inceltme işlemi için en ideal yöntemdir.

 

Tüm bu özellikleri nedeniyle lipomatik (infrasonik liposuction) giderek daha çok tercih edilen bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu işlem uygulanan alanın büyüklüğüne göre genel anestezi veya lokal anestezi ile yapılır. Sedasyonla birlikte titreşimli kanüllerin meydana getirdiği etki ek bir anestezi oluşturduğu için yönteme “güldüren liposuction” veya “gıdıklayan liposuction” da denmektedir. Genel anestezi ile yapılan işlemlerde bir gece hastanede kalınır. Ertesi gün hasta taburcu edilir. Küçük alan uygulamalarında hasta 1-2 gün içinde sosyal hayatına döner. Geniş alan uygulamalarında bu süre 7-10 gün arasında değişir. Hastanın 20 gün kadar basınçlı elastik bir korse giymesi gerekir. Vücuttaki incelme hemen ameliyat sonrasında belirgin olarak kendini göstermekle birlikte, incelme günler boyunca devam eder ve 2-3 ay sonunda nihai şeklini almış olur. Bir noktayı hatırlatmakta fayda görüyorum: Liposuction işlemi kilo verme amacıyla yapılmaz. İstenmeyen yağ kitlelerinin çekilerek vücut konturlarının düzeltilmesi amacıyla uygulanır. Bu nedenle hastaya önceden şu kadar kilo vereceksiniz gibi bir taahhütte bulunulamaz. Bir seferde genellikle 2-5 litre kadar yağ çekilir. Hastanın yapısına bağlı olarak 10-12 litreye kadar yağ güvenle çekilebilir. Sonuçlar yüz güldürücü ve tatmin edicidir.

Binterplast Estetik Plastik Cerrahi Merkezinde tüm estetik işlemler bizzat Prof Dr Mübin Hoşnuter tarafından gerçekleştirilmektedir.

lipomatik yorumlar, lipomatik fiyatları, lipomatik sonrası, lipomatik izmir, lipomatik yan etkileri, estetik cerrahi, estetik cerrahi izmir, estetik cerrahi klinik, izmir estetik cerrahi, izmir estetik cerrahi kliniği, izmir estetik merkezleri ve fiyatları,


binterplast-estetik-cerrahi.jpg
13/Eyl/2018

Estetik Cerrahi Denilince Akla Gelen Uygulamalar

Birçok hasta estetik cerrahi kapsamına giren uygulamaları tam olarak bilememektedir. Dolayısıyla gerçek bir estetik cerrahı olmayan doktor ya da doktor olmayan kişilerce yanlış yönlendirilmektedirler. Ve geri dönüşü olmayan operasyonlar gerçekleştirmektedirler. Birçok hastamızdan gelen ve estetik cerrahi merkezi ile iletişime geçmek isteyip de çekinen kişilere yol göstereceğini umuyoruz.

izmir estetik cerrahi, izmir plastik cerrahi devlet hastaneleri, estetik cerrahi, estetik cerrahi izmir konak/izmir, izmir plastik cerrahi hastaneleri, izmir plastik cerrahi olan hastaneler, izmir plastik cerrahi fiyatları, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi, estetik cerrahi dalları, binterplast, meme büyütme ameliyatı
Estetik Cerrahi Denilince Akla Gelen Uygulamalar

Lipomatik (Güldüren, Gıdıklayan) Liposuction uygulamamızla başlarsak teknolojinin yağlar ile savaş konusunda bize sağladığı yeni bir silah olan Lipomatik Liposuction, sizlere tüy kadar hafif olabilme avantajını sunmaktadır.  Klasik Liposuction, kanüllerin ileri geri hareketlerle fazla yağlar vakumlanarak vücuttan alındığı bir yöntemdir. Dolayısıyla işlem sonrası vücutta daha fazla ağrıya neden olmaktaydı. Oysa bu yöntem ile yağların daha rahat alınması sağlanırken sıkılaşma da mümkün olmaktadır. Klasik yöntemler ile kıyasladığımızda birçok açıdan çok daha üstün olduğunu rahatça görebiliriz.

Eski klasik uygulamada morluk şişlikler oluşuyordu. Şimdi Lipomatik Liposuction uygulamasında morluk ve şişlikler daha az olmaktadır. Bu uygulamanın sonunda lazer liposuction da görülen geçici duyu kayıpları gibi sorunların hiçbiri ortaya çıkmamaktadır.  Bu uygulama doktor için de çok rahat bir uygulama olmaktadır. Bu sistem aynı zamanda yağları parçalarken, yağ dokusuna spesifik olmakta ve bağ dokusunu etkilememektedir. Bağ dokusunu etkilemediği zaman dokulara zarar da vermemektedir. Bir fiil deriye içeriye bağlayan lifleri de korumuş olmaktadır. Dolayısıyla sarkmaya neden olmamaktadır. Bu da önemli bir özelliktir. Oldukça talep gören uygulamamızı Estetik cerrahi İzmir kliniğimizde uzman doktorumuz eşliğinde yaptırabilirsiniz.

Estetik Cerrahi alanını kapsayan ve bünyemizde verdiğimiz hizmetleri sıralamak gerekirse, Likit Facelift (Ameliyatsız Yüz Germe Estetiği),  Meme Büyütme Operasyonu, Meme Küçültme, Karın Germe Ameliyatı (Abdominoplasti), Alın germe, Kaş askılama, Göz kapağı estetiği (blefaroplasti), Çene estetiği (protez, genioplasti), Boyun germe, Burun estetiği (rinoplasti),Kulak estetiği (kepçe kulak tedavisi), Meme estetiği (büyütme, küçültme, dikleştirme), Jinekomasti, Karın germe (abdominoplasti), Liposuction, Lipofilling, Kol germe, Saç ekimi, Yara izi silinmesi, Lazer ile yüz germe, kırışıklık ve leke giderme, Peeling, Mezoterapi, Yüz askılama (ipler yardımıyla), Ultherapy, PRP ve Dolgu yer almaktadır. Hastalarımızın İzmir Estetik Cerrahi Kliniği ile iletişime en çok geçtiği uygulamalarımızdan bahsedelim.

İzmir Estetik Cerrahi Kliniği Bünyesinde En Çok Uygulanan Operasyonlar

Estetik İzmir ilinde fazlasıyla ilgi gören bir konudur. Dolayısıyla uzmanlık ve tecrübe gerektiren operasyonlarda öncelikle iyi araştırmadan ve görüşmeden karar vermenizi önermiyoruz. Diğer uygulamalarımızdan Burun estetiği konusunda hedef burun ameliyatı ile burnun görünümünü estetik ölçülere ve yüzün diğer kısımlarına uyumlu hale getirerek kişinin özgüvenini, beden algısını ve psikolojisini olumlu yönde değiştirmektir. Burun estetiği ameliyatı genellikle kızlarda 17, erkeklerde 18 yaş ve sonrasında önerilmektedir. Burun dokularının erişkin boyutlarına gelmesini beklemenin yanı sıra, kişinin psikolojik olarak yeterli olgunluğa erişmesi de önemlidir. Yüzünde kalıcı bir değişiklik yapılacak kişinin bu değişikliğe ruhsal olarak hazır olması, ameliyattan beklentilerinin gerçekçi olması ve ameliyat sonrası yeni görünümüne kolayca uyum sağlaması için psikolojik olarak belirli bir olgunluğa ve dengeye ulaşmış olmasına fazlasıyla dikkat etmekteyiz. Burun ameliyatı (Rinoplasti)  sonrasında ortaya çıkacak olan burun şekli, ameliyattan önceki burnun kemik ve deri yapısına çok bağlıdır. İzmir estetik cerrahi kliniği bünyesinde yer alan doktorumuz ameliyat sırasında mevcut yapıdaki bozulmaları ve oranları düzeltir. Amaç, hastanın yüzüne en çok yakışacak, en doğal görünecek burnu elde edebilmektir. Elde ettiği sonucun gerçekten doğal ve güzel olup olmadığına bakmaktadır. Doğal görünen, hastanın yüzüne yakışan bir burun hem hastayı hem de doktoru mutlu edecektir. Ayrıca belirtmekte de fayda görüyoruz, burun ameliyatlarında en doğal sonuca ulaşmak için bir servet harcamaya da gerek yoktur. İşinde deneyimli, hastasının istek ve ihtiyaçlarına önem veren uzman doktorlar, ameliyatın fiyatı ne olursa olsun hastanın mümkün olan en iyi sonucu almasını sağlayacaklardır.

Estetik cerrahi klinik merkezimizde yaptığımız uygulamalardan meme büyütme ameliyatı, küçük boyutlu bir memenin meme dokusu altında oluşturulan cebe silikon protez yerleştirilerek büyütülmesi işlemidir. Meme küçük ancak meme başında ve derisinde belirgin sarkma varsa meme toparlama (dikleştirme, mastopeksi) işlemi ile birlikte meme büyütme ameliyatı uzman ve tecrübeli doktorumuz tarafından yapılmaktadır.  Yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kişinin psiko-sosyal durumunu son derece olumlu etkileyen bir ameliyattır. Meme estetiği ameliyatı öncesi meme muayenesi yapılmalı; şüpheli durumlarda veya 40 yaş üstü kişilerde meme ultrasonografisi ve mamografi ile meme değerlendirilmelidir. Estetik izmir cerrahi kliniğimizde gözden kaçan meme hastalıkları ameliyat öncesinde tespit edilebilmektedir. Göğüs estetiği ameliyatı sonrası için de bir referans değerlendirme yapılmış olacaktır. Kliniğimizde doktorumuza yöneltilen en sık sorulardan bir tanesi de ameliyat sonrası durumlardır. Meme büyütme estetiği ameliyatından bir kaç saat sonra ayağa kalkılabilir ve yemek yenebilir. Geceyi hastanede geçirmek yatağın pozisyonu, ağrı kontrolü ve olası komplikasyonların yakından izlenmesi bakımından yararlı olabilmektedir. Hastalarımıza da söylediğimiz gibi balensiz sporcu sütyeni veya özel sütyen kullanılması ödem ve ağrı kontrolünde faydalı olmaktadır. 3-5 gün geçtikten sonra duş alınabilir ve işe başlanabilir. Meme büyütme ameliyatı sonrası ilk hafta meme olduğundan daha büyük ve gergin olacaktır.  Günler geçtikçe gerçek boyutuna dönecek ve yumuşayacaktır. Doktorumuzun kontrolüne gönül rahatlığıyla güvenerek hareket edebilirsiniz.

Ve gelelim İzmir estetik cerrahi kliniği merkezimizde hastalarımız tarafından en sık yaptırılan, tercih edilen uygulamalarımızdan Liposuction (Yağ Alma) operasyonu da aynı şekilde aynı özenle gereken hassasiyet gösterilerek yaptırılmalıdır. Vücudun herhangi bir bölgesindeki fazlalık yağların cerrahi olarak vakumla alınarak uzaklaştırılması işlemi olarak karşımıza çıkarken, Bölgesel olarak fazlalık yağ depolanmasıyla oluşan dolgunlukları azaltmada mükemmel bir yöntemdir fakat etkili bir kilo verme yöntemi olmamaktadır.  Bu konuda uygulama yaptırmak isteyen hastalarımıza özellikle belirtmek istiyoruz. Genellikle normal veya normalin biraz üstünde kilosu olan ancak bölgesel yağ depolanmasının yarattığı görüntüden rahatsız kişilerde en iyi sonucu vermektedir. Hormonsal ve genetik nedenlerle kadın ve erkekte yağlar farklı bölgelerde depolanırlar. Bu depoların yoğunluğunun artması konkuru bozarak istenmeyen görüntüleri yaratmaktadır. Diyet veya egzersiz sonucu kilo kaybıyla bu depolarda küçülme beklenir. Ancak kadınlarda kalça, karın ve uyluk bölgesindeki, erkeklerde ise karın etrafındaki depolarda belirgin bir değişiklik görülmez. Özellikle bu bölgelerdeki yağ depolarının uzaklaştırılarak konkuru düzeltmenin tek yolu Liposuction uygulaması olmaktadır.  İşlem sonucu kişi daha estetik ve zayıf görünür. Bununla birlikte söz konusu uygulamamız, zayıflama yöntemi olmayıp vücudun genel konkuruna uymayan, fazlalık yapan yağ depolarının boşaltılması yöntemidir. Estetik izmir cerrahi merkezimizde tecrübeli ve alanında uzman doktorumuz bu uygulamayı ayrıca çene altı, boyun, kollar, memeler, diz çevresi ve bacaklardaki yağ depolarının alınmasında da kullanmaktadır.

Herhangi Bir İşlem Yaptırmadan Mutlaka Estetik Cerrahi Kliniğimizle Görüşün

Son yıllarda trend haline gelen birçok doğru bilginin yanında yanlış bilgilerin de yer aldığı uygulamalarımızdan Likit facelift uygulaması Estetik cerrahi klinik merkezimizde en iyi şekilde uygulanmaktadır. Gençleşmek ve güzelleşmek için başvurulan ameliyatsız uygulamaların en yeni ve en etkili yöntemlerinden biri olan Liquid Facelift (Sıvı Yüz Germe) yöntemiyle, ameliyatsız elde edilebilmektedir. Özellikle yoğun iş temposunda çalışan kadınlar, işlerinden ve ailelerinden uzun süre ayrı kalmadan gençleşmek, güzelleşmek isteyebilir. İşte bu imkânı kadınlara veren Sıvı Yüz Germe sayesinde kırışıklar azalıp yok oluyor, cilt gerginleşiyor ve yüz derisi daha genç bir görünüm kazanabiliyor. Kazayağı denen göz kenarı kırışıkları kaybolmakta, alın ve kaş arası kıvrımlar ortadan kalkmaktadır. Uygulama sayesinde elmacık kemikleri ve burun kenarı olukları dolmakta, çene daha dominant bir hale gelmektedir. Doku kalitesi, ışıltısı ve tonu artan cildin hatları daha belirginleşmektedir. Estetik cerrahi merkezimizde uzman doktorumuz ile birlikte 30-40 dakikalık bir seans sonucu, kişinin 10 yaş daha genç bir görünüme sahip olması sağlanmaktadır. Etkisi 18 aya kadar devam eden uygulamanın en büyük avantajları, iyileşme süresinin kısalığı ve normal yaşama hızlı dönüş imkanı vermesidir. Uygulama sonrası genellikle morluk veya şişlik meydana gelmemekte, oluşan ödem de kısa sürede geçmektedir. Likit facelift uygulaması ayrıca kapanmayan kronik yaraların tedavisinde, mezoterapi ile yapılabilecek yüz yenileme uygulamalarında, akne veya suçiçeği gibi rahatsızlıklar sonrası oluşan çukurların doldurulmasında, yanık, geçirilmiş cerrahi ya da travmaya bağlı oyuk alanların tedavisinde de kullanılmaktadır.

Kozmetik amaçlı dolgu uygulamaları da İzmir estetik merkezimiz tarafından uygulanmaktadır.  Gündemde olan ve her şekilde uygulandığına şahit olduğumuz uygulama aslında, ince çizgiler ve kırışıklıkların yok edilmesinde, dudak hacminin artırılmasında, ciltte farklı nedenlerle oluşan çukurluklar ve izlerin giderilmesinde kullanılmaktadır. Dolgu uygulamaları tercih sıklığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artmaktadır. Bu yöntem kısa sürede ve ameliyatsız daha genç bir cilde sahip olmanızı sağlamaktadır. Ciltte yaşlanma sonucu oluşan hacim kaybının en önemli nedeni cilde gerginliğini sağlayan kolajen, hyaluronik asit ve elastin gibi maddelerin azalmasıdır. Bu etki en sık göz ve ağız çevresinde, çene ve yanak çizgisinde, yanaklarda ve dudak kenarlarında ortaya çıkmaktadır. Dolgu uygulamaları ile yaşla birlikte oluşan bu çizgilenme ve kırışıklıklar kolayca giderilmektedir. Estetik izmir cerrahi merkezimizde uzman doktorumuz tarafından dolgu maddelerinin kırışıklık ya da hacim kaybının olduğu bölgeye cilt altına enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir.  Bu maddelerin en önemli özelliği su tutucu olmalarıdır. Bu özellikleri sayesinde hacim kaybı kolayca giderilmektedir.  Başta alın çizgileri olmak üzere, kaş arasındaki çizgilere, ağız etrafındaki kırışıklıklara, burun kanatlarından dudak köşelerine inen kırışıklıklarda, ağız kenarından çeneye doğru uzanan kırışıklıklarda uygulanabilmekle beraber kaşa şekil vermek, elmacık kemiklerini belirginleştirmek, dudak şeklinin vurgulanması ve hacminin arttırılması, asimetrik dudakların düzeltilmesi gibi alanlarda da dolgu uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Uygulama işleminden sonra etki hemen görülmektedir.

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı gerek zor doğumdan oluşan gerekse yılların yer çekimine meydan okuyamamasından dolayı talep edilebilmektedir. Doğanın kanunu olarak görülse de yaşlanma denilen durumun bir süreliğine de olsa durdurulması veya geciktirilmesi bu uygulamayla mümkün olmaktadır. Yaşlanmanın getirdiği belirtilerin engellenmesi için uygulanabilecek pek çok operasyon bulunmaktadır. Göz kapağı estetiği operasyonu da İzmir estetik cerrahi kliniği merkezimizde en profesyonel şekilde yapılmaktadır.  Göz kapağı estetiği 2 farklı şekilde yapılabilen yaygın bir operasyondur. Bu operasyon hastanın göz çevresi durumuna göre alt veya üst göz kapağına uygulanabilmektedir. Söz konusu operasyon göz kapağı düşüklüğü durumlarında devreye girmektedir.  Bu noktada kişinin durumu ve istekleri göz önüne alınacaktır. Operasyon çoğu zaman 50 yaşını geçmiş olan kadın ve erkek hastalar tarafından tercih edilmektedir. Fakat daha genç yaşlarda yani 40’lı yaşlarda olan ve göz kapağı düşüklüğü sorununda şikayetçi olan kişilere uygulanması da mümkündür. Bu sebeple göz kapağı düşüklüğü yaşayan ve bunu sorun eden herkesin göz kapağı estetiği operasyonuna uzman doktorumuz tarafından verilen bilgilerle bir göz atmalarını tavsiye edilmekteyiz.

Estetik Cerrahi Alanında Yeni Trend Uygulamaları Güvenilir Ellerde Deneyin

Estetik cerrahi klinik merkezimizde tecrübeli ve profesyonel uzman doktorumuz yapmış olduğu uygulamaları arasında Somon DNA uygulaması da yer almaktadır. Yeni yeni kendini gösteren, uygulamayı yaptırtan kişilerin memnuniyetlerine göre talebi artan uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğal bir görünüm demek illa ki gözaltında kırışıklıklar, derinleşmeye başlamış mimik çizgileri, matlaşmış ve sarkmaya başlamış bir cilt demek değildir. Olduğunuz yaşta ufak medikal estetik müdahalelerle de doğal görünüme sahip olabilirsiniz. Daha taze, daha pürüzsüz ve sıkı bir cilde sahip olup hem de doğal görünebilirsiniz. Doğallığınızı bozmadan yapılan medikal estetik dokunuşlarla doğal yaşınızda ya da hissettiğiniz yaşta olmanız mümkün olabilmektedir. Somon DNA uygulaması olgun ciltlerin gençleştirilmesi ve sıkılaştırılmasında kullanılmaktadır. Yaşla birlikte vücutta doğal halde bulunan Hyalorunik Asit azalmakta, bu da cildin daha kuru, daha mat görünmesine neden olmaktadır. Kuruyan cilt elastikiyetini kaybeder. Buna bir de yer çekiminin gücü eklenince cildin sarkması kaçınılmaz olur. İzmir estetik merkezimizde Somon DNAuygulaması yaşla birlikte yüz, boyun ve dekoltede; cildin gençleştirilmesinde, göz çevresinin aydınlatılmasında, yeniden yapılandırılmasında, şişlik ve koyu renk halkalarının giderilmesinde doktorumuz tarafından uygulanmaktadır. Başarılı sonuç almak için cilt gençleştirme ve cilt yenileme uygulamalarının mutlaka yüz, boyun ve dekolteyi bütün olarak ele alınarak yapılmasını öneriyoruz.

Doktorumuzla iletişime geçerek Estetik izmir cerrahi merkezimizde kulak estetiği ameliyatı konusunda bilgi alan ve operasyon yaptıran çok hastamız bulunmaktadır. Bunların başında kulak kepçesi olarak tabir edeceğimiz birçok doğumsal şekil bozukluğu mevcuttur. Bunlar içinde en sık görüleni kepçe kulak olarak isimlendirilen, karşıdan bakıldığında kulakların her iki yanda normalden daha fazla görüldüğü durumdur. Ülkemizde birçok kepçe kulak sorunu olan çocuk ameliyat olmak için 18 yaşını beklemektedir. Oysa çoğu estetik ameliyatın aksine kulak estetiği ameliyatı yaptırmak için 18 yaşını beklemeye gerek yoktur. Kulak kepçesi vücudun diğer kısımlarına göre nispeten hızlı gelişen bir organdır. Bu nedenle ameliyat zamanlamasında yaş faktörü asıl belirleyici değildir, çok erken yaşlardan itibaren ameliyat yapılabilir. Yapılan çalışmalar 3-4 yaş civarında dahi yapılan ameliyatların ilerde herhangi bir soruna neden olmadıklarını göstermiştir. Ameliyat küçük yaşlarda genel anestezi altında, ortaokul ve daha üzeri yaş grubunda ise lokal anestezi ile yapılabilir. Hasta aynı gün evine gidebilmektedir. Kulak estetik ameliyatı sonrası yüksek yastıkta ve sırtüstü yatılmasını önermekteyiz. Belli bir süre ağır yük taşımak, ıkınmak, aktif spor yapmak kısıtlanmalıdır. Söz konusu ameliyat sonrası kulak derisi normalden daha kızarık ve şiş olabilmektedir. 2-3 hafta süre ile geceleri bant takılarak kulak kepçesinin istem dışı bükülmesi önlenir. Ameliyat yaz aylarında yapılmış ise güneş koruyucu kullanılması önerilir.

İzmir estetik cerrahi kliniği olarak bahsedeceğimiz son uygulama, uzman doktorumuz tarafından uygulanan karın germe ameliyatı olmaktadır. Karın yapısındaki bozukluklar birçok farklı nedene bağlı oluşabilmektedir. En sık neden hamilelik sonrası kilo kaybına bağlı düzensizlikler ve bazı bölgelerde aşırı yağ birikimi, hızlı ancak spor yapmadan zayıflamaya bağlı deride sarkmalar ve çatlaklar oluşması olarak sayılabilmektedir. Karın germe ameliyatı ile elastikiyetini kaybetmiş ve sarkmış fazla deri dokusunun çıkartılması, zayıflamış karın kaslarının şekillendirilmesi ve bel bölgesinde kıvrımın oluşturulması amaçlanmaktadır. İzli bir ameliyattır. Bu yüzden kesi bölgesini mümkün olduğunca aşağı yerleştirerek izlerin çamaşır altında saklanabilmesini sağlamak önemlidir. Zamanla izin daha şeffaf bir hale geleceğini de belirtelim.  Estetik cerrahi merkezimizde tecrübeli, alanında başarılara imza atmış uzman doktorumuz tarafından yapılan ameliyat sonrası 5-10 gün arası hareketlerinize ve yatma pozisyonunuza dikkat etmeniz ve dikiş hattında gerginlik oluşturmamanız gerekir. Ayrıca ameliyat sonrası 2 hafta boyunca korse kullanmanız gerekir. İlk birkaç hafta karında şişlik ve ağrılar hissedebilirsiniz. Bunlar zamanla azalarak kaybolacaktır. Bünyemizde vermiş olduğumuz estetik cerrahi ameliyat ve uygulamalar hakkında en doğru bilgileri sizlerle paylaşmış bulunuyoruz. Daha fazla detaylı bilgiye ulaşmak ve doktorumuzla görüşmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Gereken desteği vereceğimizden emin olabilirsiniz.


binterplast-kirisiklik-tedavisi-1200x800.jpg
13/Eyl/2018

Kırışıklık Tedavisi

Botulinum toxin (Kırışıklık tedavisi) bakterilerden (clostridium botulinum)saflaştırılarak elde edilen bir çeşit zehirdir. Enjekte edildiğinde, sadece enjekte edildiği bölgede, kasa giden sinir sinyallerini engeller. Sinir yoluyla gelen sinyaller olmayınca kaslar kasılma yeteneğini kaybeder. Böylece kasın deriye yapışık olduğu bölgedeki kırışıklıklar ortadan kalkar. Botulinum toxin tip A’nın yaygın olarak kullanılan ve adı bilinen türleri kırışıklık tedavisi, dysport ve xeomin’dir. Botulinum toxin tip B’de piyasada mevcuttur (myobloc/neurobloc) ancak bunlar daha çok tip A’ya karşı immünolojik direnç geliştiği saptanan olgularda tercih edilirler.

baby kırışıklık tedavisi, izmir kırışıklık tedavisi kampanya, kırışıklık tedavisi, kırışıklık tedavisi izmir, kırışıklık tedavisi fiyatları, kırışıklık tedavisi nedir
Karışıklık Tedavisi Prof. Dr. Mübin Hoşnuter

Kırışıklık tedavisi spastik nörolojik hastalıkların tedavisi ve migren tedavisi gibi geniş bir yelpazede kullanım alanı bulmuş güvenli bir ilaçtır. Estetik cerrahide alın, göz etrafı, kaş arası, dudak, çene bölgesi kırışıklıklarının ve boyundaki kas bantlarının tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Adının zehir (toxin) olmasına rağmen vücuda yayılarak zehir etkisi göstermez. Uygun dozlarında kullanıldığında diğer organlarda birikmez ve zehirlenme yapmaz. Etkisini lokal olarak enjekte edildiği yerde gösterir. Bir flakon 100 Ünite toxin içerir. Tek seferde enjekte edilmesi tavsiye edilen maksimum doz 300-400 ünitedir (..ki genellikle tek bu miktarlara çıkılmaz). Botulinum toxininin insanlardaki ortalama öldürücü dozu 2800-3500 ünitedir. Bunun anlamı 28-35 şişe Kırışıklık tedavisinin tek seferde aynı kişiye uygulanmasıdır. Yani Kırışıklık tedavisi normal uygulama dozlarında oldukça güvenli bir ilaçtır. Hatta toxinin damar içine enjekte edilmesi bile sistemik zehirlenme etkisi meydana getirmez.

Kırışıklık tedavisi diğer kozmetik deri gençleştirici işlemlerle kombine olarak uygulanabilir. Kimyasal soyma (peeling) işlemleri, mikrodermabrazyon, lazer tedavisi ve dolgu tedavisi Kırışıklık tedavisinin sonuçlarını iyileştirdiği gibi, yeni çizgi ve kırışıklıkların oluşumunu da engelleyebilir.

Yüz bölgesinde aktif olarak çalışan ve kırışıklıklara zemin hazırlayan 43 kas vardır. Bunların yayıldığı alanlarda uygun noktalara uygulanan Kırışıklık tedavisi, yüz ifadesini değiştirmeden kırışıklıkları yok eder.

Kırışıklık Tedavisi Uygulanırken ve Uygulandıktan Sonra:

Enjeksiyon genellikle hiç anestezi gerektirmeyen, çok ince uçlu iğnelerle uygulanan ağrısız bir işlemdir. Uygulama bölgesinin buzla soğutulması ağrı konforunu arttırır. Kırışıklık tedavisinin etkisi enjeksiyonu takiben 2-3 gün içinde görülür ve 10-14 gün içinde tamamen ortaya çıkar. 10-14 gün sonra yapılan kontrolde tam olarak etkilenmemiş bölgelere tekrar enjeksiyon yapılarak etkinin tam olarak yerleşmesi sağlanır. Kırışıklık tedavisi etkisi 3-4 ay boyunca etkinliğini korur ve sonra giderek azalmaya başlar. Ortalama 6 ay sonra kırışıklıklar eski haline dönmüş olur.

Enjeksiyonu takiben günlük aktivitelerinize hemen dönebilirsiniz.  Yalnız tedaviden hemen sonra uygulama bölgelerine ovma ve masaj uygulanmamasına dikkat edilmelidir. Aksi taktirde lokal ilaç etkileri civardaki kas alanlarına yayılarak istenmeyen kas zayıflıklarına yol açabilir. Bu durumda alt ve üst göz kapaklarında sarkma, dudak hareketlerinde azalma gibi rahatsız edici sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kırışıklık tedavisi’nin yan etki ve komplikasyonları:

  • Enjeksiyon alanlarında morarma ve ağrı
  • Nezle benzeri belirtiler
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Allerji benzeri kızarıklıklar
  • İstenmeyen kas zayıflıkları ve sarkmalar
  • İlacın yüksek dozlarda uygulanması ve bunun istenmeyen alanlara yayılması durumunda botulizm benzeri zehirlenme belirtileri ortaya çıkabilir: Yutma güçlüğü, nefes alma zorluğu, konuşma bozukluğu …gibi.

 

 


Kurumsal

Cerrahi, bir insanın vücut bütünlüğüne özel aletlerle dışarıdan müdahale edilmesi anlamını taşıdığından, ister büyük ister küçük olsun, herkeste bir ürperti ve korku meydana getirir. Bu korku, bazen doktora bile gitmekten alıkoyarak kişiyi çok zor durumlara düşürebilir. Estetik, Estetik Cerrahi, Jinekomasti, Liposaction, Meme büyütme ve küçültme..  Detay… 

Son Yorumlar

    Tüm hakları saklıdır. Seo Uzmanı Mustafa Mutlu